Kategoriler
Büyü

Büyü Tutması

Büyü kimlere tutmaz?

Allah’a inanan ve O’na yönelen insanlardan kim Allah’a ulaşmayı dilerse ve hacet namazı ile Allah’a mürşidini sorarak ona tâbî olursa, o kişinin başının üzerine Allahû Tealâ bir ruh gönderiyor. O kişi için bir muhafız olan, koruyucu bir ruh. Bu ruh her devirde yaşayan devrin imamının ruhudur. Rad suresinin 11. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ bu konuyu şöyle ifade ediyor

13/RAD-11 Lehu muakkibâtun min beyni yedeyhi ve min halfihî yahfezûnehu min emrillâh(emrillâhi), innallâhe lâ yugayyiru mâ bi kavmin hattâ yugayyirû mâ bi enfusihim, ve izâ erâdallâhu bi kavmin sûen fe lâ meredde leh(lehu), ve mâ lehum min dûnihî min vâl(vâlin).

Onları (o kavimdekileri), önünden ve arkasından (önden arkaya doğru uzanan) takip edenler (devrin imamının ruhları) vardır. Allah’ın emrinden olup, onları korurlar. Muhakkak ki Allah, onlar nefslerinde olan şeyi (hidayette kalma konusundaki niyetlerini) bozmadıkça, bir kavimde olan şeyi bozmaz (devrin imamının ruhunu başlarının üzerinden almaz). Ve Allah, bir kavme ceza vermeyi dilediği zaman, artık onu reddedecek (mani olacak kimse) yoktur. Ve onlar için, ondan başka koruyan bir dost yoktur.

2/BAKARA-45 Vesteînû bis sabri ves salât(sâlâti), ve innehâ le kebîratun illâ alel hâşiîn(hâşiîne).
(Allah’tan) sabırla ve namazla yardım (istiane) isteyin. Fakat muhakkak ki bu (HACET NAMAZI ile kişiyi Allah’a ulaştıran MÜRŞİD’i sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.

18/KEHF-10 İz evâl fityetu ilel kehfi fe kâlû rabbenâ âtinâ min ledunke rahmeten ve heyyilenâ min emrinâ reşedâ(reşeden).
O zaman ki mağaraya sığındılar ve dediler ki Rabbimiz katından rahmet ver ve bize emrinden bir mürşid ihsan eyle.

18/KEHF-17 Ve tereş şemse izâ talaat tezâveru an kehfihim zâtel yemîni ve izâ garabet takriduhum zâteş şimâli ve hum fî fecvetin minh(minhu), zâlike min âyâtillâh(âyâtillâhi), men yehdillâhu fe huvel muhted(muhtedi), ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşidâ(murşiden).
(Ey Resûl’üm! Orada olsaydın) görürdün ki güneş doğduğu zaman mağaranın sağ tarafına ulaşır. Battığı zaman ise onları sol taraftan terkederdi. Onlar mağaranın geniş bir yerindeydiler. Bu, Allah’ın âyetlerindendir. Allah kimi Kendine ulaştırırsa o hidayete erer. Ve kim dalâlette ise onun için velî mürşid bulunmaz.

25/FURKAN-70 İllâ men tâbe ve âmene ve amile amelen sâlihan fe ulâike yubeddilullâhu seyyiâtihim hasenât(hasenâtin), ve kânallâhu gafûren rahîmâ(rahîmen).
Ama (mürşidin önünde) tövbe eden ve (mürşidin önünde tövbe etmek suretiyle kalbine îmân yazıldığı için) mü’min olan ve (aynı sebeple) nefsi ıslâh edici ameller işleyen kişinin Allah, günahlarını sevaba çevirir. Ve Allah, günahları sevaba çeviren ve rahmet gönderendir.

Kur’ân-ı Kerim’de kişinin başının üzerine yerleşen bu ruha muhafız. deniliyor. Kişi el öptüğü anda başının üzerine önden arkaya doğru gelen bu ruh, kişiyi zülmanî ilimlerden koruyor. Şeytanın zülmanî ilimleri Allah’ın dostlarına bu sebeple tesir edemez. Allah’ın dostları hiçbir zaman büyüyle, hüddamla ve sihirle uğraşmaz. Kimin başının üzerinde onu koruyacak olan devrin imamının ruhu, muhafız yoksa bu tehlike onlar için her zaman vardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir