Uyku Nedir? Neden Uyuruz?

Uyku hakkında bilgiler

Uyku nedir? İnsan neden uyur?

Uyku; görmek, duymak, yediğini hazmetmek, düşünmek, korkmak vb. insan ve hayvanlarda var olan bir vücut işlevidir ve beynin bir fonksiyonudur. Hiçbir hayatı organ tamamen durmadan, hatta belli beyin bölümlerinin bir kısmı daha fazla çalışırken, vücudun diğer bölümlerinin istirahate çekildiği haldir. Gün boyu insan vücudundaki hücreler yaşlanır, uyku sırasında gençleşirler. Uyku yaşamın vazgeçilmez bir sürecidir. Bedenin ve beynin dinlenmesi, iyileşme, yenilenme için gereklidir.

Rahat ve sağlıklı bir uyku şartları
* Birincisi alkol kullanmamalıdırlar. Midenizi rahatsız edeceği gibi, sık sık tuvalete kalkmanıza da neden olur. Bu da uykunuzun bölünmesine tabii ki.
* Kafein içeren içeceklerden uzak durmalılar. Örneğin çay, kahve ve asitli içecekler gibi. Ve kesinlikle uyku ilacı almamalılar.
* Gün içinde vücut sık sık hareket ettirilmeliler.
* Mineralli yiyecekler ve mineralli su tercih edilmelidir.
* Yatmadan önce korku filmi, futbol maçı ve adrenalini yükseltecek heyecan verici programları da izlenmemesi gerekir.
* İnsanlarla sosyal ve dostluk ilişkilerinde bulunmaları da sağlıklı bir uyku için gereklidir.
* Günlük streslerden uzaklaşmak için resim, müzik, spor, yürüyüş, farklı bir hobi, bahçe, çiçek ile uğraşılmalıdır.
* Kedi, kopek, balik, kuş gibi evcil hayvan beslemek, doğayı ve tüm canlıları sevmek tüm yaşamı güzelleştirdiği gibi uykuya da yararlıdır

Uyku süresi nedir? Ne kadar uyunmalıdır?
İnsan yaşına, yaşam koşullarına, sosyo kültürel şartlara göre bu değişebilmektedir. Bebeklikte günün büyük bir kısmı uykuda geçirilirken gençlikte uyku süresi azalır bu süre günde ortalama 8 saate düşer. İnsanlar, biyolojik saat dediğimiz aydınlık ve karanlıktan oluşan 24 saatlik periodlara uyum sağlamışlardır. Bu saat, her gece ortalama 8 saatlik (6 ila 9 saat arasında) bir ana uyku dönemini ile başlar. Her insan kendi uyku ihtiyacını belirler. İdeal uyku miktarımızı, basitçe sabah kendimizi dinlenmiş hissetmemizden ve gün içi performansımızdan anlayabiliriz [. ]


Uykunun safhaları nelerdir?

Uykunun evreleri geceleri, uykunun derinliğinde ve karakterindeki tahmin edilebilir boyutlarda değişikler oluşabilir. Sağlıklı genç bir erişkin, ışıklar kapatıldıktan 10-20 dakika sonra uyuyabilir. Daha sonra gece boyunca 5 evreden oluşan uyku safhaları ortaya çıkar.

Uyku safhalarıEvre 1 Yüzeysel uyku, yarı uyku hali, Uykuya dalarken, düşüncelerimiz aklımızda gezinmeye başlar ve çevreyle olan iletişimimiz azalır.
Evre 2 Gecenin yaklaşık %50-60′ı evre 2 uykudan oluşmakta olup uykunun hafif dönemini oluşturmaktadır (bu uykudan kolay uyanılır).
Evre 3 ve 4, çoğunlukla gecenin ilk yarısında olup “derin uyku” dediğimiz dönemdir. Bu dönemde uyanmak için daha yoğun, güçlü bir uyaran gerekir.
Evre1′den 4′e kadar olan süreç, uykunun non-REM dönemini oluşturmaktadır. REM ( hızlı göz hareketi ) dönemi gece boyunca 90 dakikalık periyotlar tekrarlanır. Her gece ortalama 4-5 REM hareketi olur. İlk REM çok kısa olup 10 dakikadan kısa sürerken son REM periyodu ise bir saatten fazla olabilir. Bu da, REM uykusunun çoğunluğunun gecenin ikinci yarısında olduğunu gösterir.
REM uykusu, rüya görme ile ilişkili olup çoğunlukla en canlı ve kötü rüyalarımızı bu dönemde görürüz. Fakat rüyalar ve zihinsel hayaller uykunun her evresinde olabilir.

İyi uyumak için yapılması gerekenler

İyi uyumakÇoğumuz uyku için mücadele ederiz. Yeterli ve kaliteli uyku almak ve sabah dinç kalkmak için mücadele etmek değil bilinçli olmak bizlere daha çok fayda sağlar. Hayatta daha üretken olmak istiyorsanız iyi uyumalı ve  gerekli olan enerjiyi almalısınız. Burada insanların yaptığı  en yaygın 10 uyku hatasını ve bunları önlemek için birkaç ipucu açıklıyoruz.

1. Erteleme düğmesi
Hiç erteleme düğmesine basmayın. Gerçekten sadece ilk alarmda kalkmak çok daha faydalıdır. Bir düşünün – erteleme düğmesi size ekstra 10 dakika öylesine uyku verir ama güne bozulmuş bir düzenle başlamak bu 10 dakikanın verdiğinden fazlasını götürür ve hiç daha fazla enerji size vermez tam tersini yapar. Yapılan araştırmalar ‘uykuda kesintinin’ kendinizi daha yorgun hissetmenize neden olduğunu göstermiştir.
2. Dağınık uyku alışkanlıkları
Her gece standart ve kaliteli uyku almak (kalktığında kendini tazelenmiş hissiyle uyanmak) önemlidir ve bunun için vücut alışkanlıklarında rutini yakalamak hem kolaydır hemde yararlıdır. Bu her gece kabaca aynı saatte yatmak ve her sabah kabaca aynı saatte kalkmak anlamına gelir. Eğer uyku düzeninde dağınıklık olursa bu durum uykusuzluk ve yorgunluğa neden olur. Lütfen doğal uyku ritmi sözünü aklınızdan çıkarmayın.
3. Uzun şekerlemeler
Kestirmek (başka deyişle şekerleme) için 30 dakikayı aşmayın ve saat 16.00 dan sonra şekerleme yapmayın. 30 dakikayı aşan şekerlemeler ve saat 16 dan sonraki kestirmeler uyku ritmini bozar. Öğle yemeğinden sonra kısa şekerlemelerin kişinin enerji düzeyini yükselttiği bilinen bir gerçektir.
4. Kafein ve diğer uyarıcılar
Kafein ve diğer uyarıcılar uykunun düşmanıdır, ne kadar az tüketilirse o kadar iyidir ve öğleden sonra almayın, herhangi bir kafeinli içecek içmeyin. Çünkü kafein tüketiminden sonra 12 saate kadar vücudu uyarmaya devam eder. Kafein almaya ihtiyaç duyuyorsanız bunu öğleden önce alın ki uyuma vaktine kadar vücudunuza olan etkisi en aza insin.
5. Stres ve negatif düşünce
Stres birçok kişinin başındaki çağın sorunudur ve uykunun en büyük düşmanıdır. Yapabileceğiniz kötü şeylerden biri yatmadan önce kendinizi strese sokacak bir davranışta bulunmaktır. Stres fiziksel olarak bizim uyumamamız, uykuyu durdurmak için kimyasallar üretir. Yatak saatinden önce zihninizi pozitif düşünceler ile yükleyin, olumlu düşünün, hayaller kurun, hemen ve güzel bir şekilde uykuya dalacağınızı göreceksiniz. Deneyin ve görün!
6. Çok fazla ışık
Vücudumuz uykuya dalmak için beyinden bazı uyku sinyalleri alır ve bu sinyallerin biri karanlıktır. Uyumaya çalışırken önce odanın mümkün olduğunca karanlık olduğundan emin olun. Pencereden gelen ince bir ışık huzmesi bile uyku hormonlarının epifiz bezinin üretimini bozabilir ve bu nedenle uyku ritmini olumsuz etkiler, bu yüzden perdelerin kapalı olduğundan emin olun!
7. Yatmadan önce şeker tüketmek
Bazı insanlarda yatmadan önce şekerli atıştırmalıklar tüketmek gibi gerçekten kötü bir fikir vardır. Şeker gece boyunca vücudunuzdaki kimyasal dengeyi bozarak uyanmaya sebep olabilir. Bütün gece aç kalmaktan korkuyorsanız tatlı yerine protein bazlı aperatifler tüketin.
8. Yatmadan önce alkol
Alkol bir yatıştırıcıdır ve bu nedenle insanlar iyi bir gece uykusu almasına yardımcı olur düşüncesi yanlıştır. Uykunun başlangıcında bu düşünce doğru olabilir ancak vücut kimyası bozulduğu için gecenin ikinci yarısında uykunun düzeni bozulur ve bu durum sabah kendimizi yorgun hissetmenize sebep olur.
9. Yatak odasında televizyon
Bu televizyonun önünde kanepede uykuya dalmak kolay olabilir. Ancak bu stratejiyi yatak odasına taşımak hatalıdır çünkü uyku sadece uykuya dalmaktan ibaret değildir ve uykunun tüm aşamalarını doğru yaşamak önemlidir. Yatak odası sadece uyku ve özel yaşam için kullanılmalıdır. Eğer televizyon gibi zihinsel uyarılmaya sebep olan bir uygulamaya başladığınızda bu ciddi uyku bozukluklarına sebep olur.
10. Uyku endişesi
Yapabileceğiniz en kötü şeylerden biri yeterli uyku alamamak ve bu yüzden ertesi gün işinde okulunda randımanlı olamamak endişesi taşımaktır. Bu fazla bilinmeyen ama çok yaygın bir durumdur. Çünkü çocukluktan itibaren insanlar “haydi uyu”, “artık uyumalı, sabah dinç kalkmalısın, okulunda başarılı olmalısın” şartlanmasıyla yetiştirilmektedir ve bu durum kişilerin zihninin derinliklerine bir daha hiç çıkmayacak şekilde işlenmektedir. İnsan hayatının yaşına “iyi uyumazsam yarın başarısız olurum” endişesi yaşarlar. Bu endişenin yaşamınızı negatif etkilemesine izin vermemelisiniz.


Uyku hastalıkları nelerdir?

Uyku hastalıkları, Uyku bozuklukları, uykusuzluk Uykuya dalma, uykuyu sürdürme ve sonlandırmaya ilişkin sorunlar, dinlendirici olmayan uyku, insomnia (uykusuzluk) olarak nitelendirilmektedir. Gündüzleri yorgunluk hissi, duygu alanında Sinirlilik, gerginlik, ağrı, bulanık görme, konuşmakta zorluk çekme, ellerde titreme, terleme, kekeleme ve hayal görme gibi değişmeler, verimlilikte azalma, hatta düşünsel işlevlerde bozulma tabloya eşlik edebilmektedir.

Uyku bozukluğu olanların yüzdesi genel nüfusun % 15-35 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Bunların % 10-20 oranı ağır ve kalıcı bir şekilde uykusuzluktan yakınmaktadır. İnsanların % 50’si yaşamlarının bir döneminde uykusuzluk çekmektedirler. Bu insanların yarısının sorunlarının ciddi boyutta olduğunu ifade etmeleri, uykusuzluğun önemli ve oldukça yaygın olduğunun bir göstergesi olarak kabul edilebilir.

Araştırmalar kadınların daha fazla uykusuzluk çektiğini göstermektedir. Yaşın ilerlemesiyle birlikte uyku gereksinimi da azalmaktadır.
* Gençlerin daha çok uykuya dalma güçlüğü çektikleri,
* Yaşlıların ise uykuyu sürdürmeye ilişkin sorunlarının ön planda olduğu dikkati çekmektedir. Yaşlılıkla artan hastalıkların uykusuzluk oluşumuna katkısı da yadsınamaz. Süregen uykusuzluk, kadınlarda, yaşlılarda ve bedensel ya da ruhsal hastalıkları olanlarda yaygındır. Eğer eşlerden birinde uyku problemi varsa, problem düzelene kadar ayrı yatmaları gerekir. Çünkü uyku sırasında diğerinin istemeden de olsa dönmesi, öksürmesi ve horlaması, problemli kişinin uyanmasına neden olur. Bu da uyanan eşin tekrar uyumasını engeller.

Uykusuzluk nedenleri

Uykusuzluğa, uyarılmaya yol açan tüm faktörlerin neden olabileceği söylenebilir.
* Kısa süreli ya da kalıcı psikolojik / biyolojik değişmeler.
* Bedensel hastalıklar ve kimi ilaçlar biyolojik faktörler neden olabilir

Psikolojik faktörler olarak bireyin içinde bulunduğu gerginlik ve kaygı gibi yaşantıların, uykunun başlangıcında beklenen gevşemeye engel olduğu, hatta uyku ya da uyumanın kaygı verici bir yaşantı olarak ortaya çıktığı söylenebilir. Böylece, hastanın uykuya girişi gecikmekte ya da uykuya geçememekte, uyku başlasa bile kesintilerle sürmektedir.

Uyku sorunlarının çözümü

Uzmanlar uyku sorunlarının çözümü için aşağıdaki tavsiyeleri yapmaktadır. Bu tavsiyeler genel bilgilerdir. Böyle bir sorunu olanın uzman hekimden profesyonel destek alması doğrudur.

* Uykusuzluğu olan kişilerin bir sonuç alamamalarına karşın uyumak için alkol vb. maddeleri kullandıkları görülmektedir. Bu çözüm değil aksine sorunu daha da artıran bir yoldur.
* Uykusuzluğun kaynağı olarak görülen bedensel ve psikolojik gerginlikle baş etmek için gevşeme teknikleri ile gerginlik ortadan kaldırılmaya çalışılır. Bazı uykusuzluk tablolarında ilaç tedavisi kullanılmaktadır.
* Uykusuz insanların bir bölümünde sadece uyku hijyeninin düzenlenmesiyle önemli ölçüde yarar sağlanabilmektedir. Uyku hijyeni için şu noktalara dikkat edilmelidir: – çok aç ya da tok olmamak, – kafeinli, alkollü, kolalı içeceklerden ve tütün kullanımından kaçınmak, – düzenli egzersiz yapmak, – akşam saatlerinde heyecan oluşturacak aktivitelerden kaçınmak, – uyku gelmeden yatağa girmemek, – yatak odasını sadece uyku ve cinsel ilişki için kullanmak, – uyuyamadığında uyumaya çabalamamak, yataktan ve yatak odasından çıkarak başka bir yerde zaman geçirip uyku gelince yatağa dönmek, – ne kadar uyunursa uyunsun sabah belirli bir saatte kalkmak, gündüzleri uyumamak ve yatak odasını ses, ışık, ısı yönünden izole etmek.

Bunlarda İlginizi Çekebilir
Bu sayfayı beğen, arkadaşınla paylaş
Twitter Facebook Google+

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*